Sedat KİRT Sedat KİRT sedatkirt@hotmail.com

Bayramda Ege ve Akdeniz'de ''Tam Kapasite'' Beklentisi

Ramazan Bayramı’na kısa bir süre kalan bugünlerde hem otelcilerimizin, hem de esnafımızın merak ettiği doğal olarak “ne kadar yerli turistin tatil yapacağı”. Hatırlarsanız geçen yıl tam 9 gün tatil yapma olanağı bulmuştu çalışanlar. Bu yıl ise Bayramın ilk günü Pazar’a denk geliyor ve bayram tatili Salı gecesi son buluyor. Bu da 5 günlük tatil demek. Durum böyle olunca geçen yılki kadar bir tatil talebi olmayacağını söylüyor tur operatörleri.

Bu yıl toplamda 200 bin vatandaşımızın bayram tatiline çıkacağını saptamışlar. Bu rakam geçen yıla göre yüzde 40 oranında düşüş demek. Yani, 2016’da Ramazan Bayramı’nda yaklaşık olarak 350 bin kişi tatil yapmış ülke içinde. Ve tatil yörelerindeki otellerimizde yüzde 90’lara varan doluluk oranı yakalamışlar. Toplamda da 500 milyon liralık bir bayram tatili harcaması yapılmış seyahat ve konaklama sektöründe.

EGE’YE TERCİH ARTIYOR

Bu yıl ise ülke genelinde daha az tatilci ve ciro beklenirken, ilgi kıyı bölgelerinde yoğunlaşacak. Yurtdışına gidenler de olacak. Onlar da vize istemeyen Balkan ülkelerine, turizmdeki rakiplerimiz Yunanistan’a, İspanya’ya, İtalya’ya ve Orta Avrupa ülkelerine yönelmiş görünüyorlar. Tabi, süre kısa olduğu için de kısa mesafedeki yerler en çok ilgiyi görecek. Yine Yunan adalarına büyük ilgi olacak demek bu bayramda da. Bölgemiz için bir iyi haber; “Ege bölgesindeki otellerin tercih edilme oranı artıyor” diyor bazı tur operatörleri.  Türkiye’nin önde gelen firmalarına göre en çok talep Antalya, Bodrum ve Marmaris’e.  Bu bölgelerimizde tatil dönemi için otellerin çoğunda neredeyse tamamen doluluk yakalanacağını, bunda da geçen yıl bölgede olmayan Rus turistlerin bu yıl da gelmeye başlamasının etkisi olduğunu belirtiyorlar. Yani, vatandaşlarımıza “Ege’de, Akdeniz’de yer ayırtmadıysanız elinizi çabuk tutun” demek istiyor tur operatörlerimiz.

Bizler de sıkıntılarla başlanan ve öyle devam eden bir sezonda bir çağrıda bulunalım bölge halkımıza;

BU YAZ DAHA AZ MOTORLU ARAÇ KULLANALIM

Birkaç yıldır iç pazardaki hareketlenme dikkatinizi çekiyordur. Artık otelcilerimiz de yerli turist gerçeğinin farkındalar ve kontenjanlarının önemli bölümünü iç pazara ayırıyorlar. Bu durum turizm politikamızın olmazsa olmazı olmalıdır ve her açıdan son derece olumludur. Yalnız, iç pazardaki vatandaşımızın önemli bir özelliği tatile kendi aracıyla çıkmak ve geze geze tatil yapmak olduğu için tüm kıyı bölgelerimizde yalnızca bayram dönemlerinde değil,  Temmuz-Ağustos ayları boyunca bir trafik sıkışıklığı, olabildiğince araç fazlalığı yaşanıyor. Yazın o en sıcak günlerinde sinirler geriliyor, trafikte tartışmalar, kazalar, facialar üst üste geliyor. Biz bölge halkımıza diyoruz ki; gelin bu dönemde motorlu araçlarımızı mümkün olduğunca az kullanalım. Özellikle de şehiriçi trafiğine çok acil olmadıkça girmeyelim. Çünkü kısa süreli otomobil keyfi gerçekten de ızdıraba dönüşebiliyor. Böylece hem kendimiz bu sıkıntıyı yaşamayız, hem de ilçemize tatile gelen ziyaretçilerimize rahat bir tatil yapma olanağı sağlamış oluruz.

KAZALARA ÖNLEM İÇİN “EYLEM PLANI”

Sakar Geçidi’nde tatil amaçlı Marmaris’e yolculuk yapan İzmirli vatandaşlarımızın yaşadığı acı kaza sonrası gerek Antalya gerekse Muğla Valilikleri kolları sıvadı. Her iki Valilik de kendi bölgeleri için “eylem planı” hazırlama kararı aldılar. Özellikle turizm sektöründe faaliyet gösteren tur araçlarını sıkı takibe alan resmi kurumlara sektör de destek veriyor ve araçlar ile sürücülerin yoğun şekilde denetlenmesini istiyorlar. Antalya Esnaf Sanatkar ve Odaları Birliği konuyla ilgili yaptığı açıklamada bölgelerine gelen yabancı turistin yüzde 95’inin turlara katılarak bölgeyi karayolu ile gezdiğine dikkat çekmiş. Bu turistlerin yaşayacağı bir otobüs kazasının, ki her yıl 1 ya da 2 defa oluyor bu kazalar maalesef, yurtdışındaki rakip ülkeler tarafından fazlaca kullanılacağını, bunun da ülke görünümümüzü daha da kötüleştireceğini belirtmişler. Sektörde 5 bin aracın ve 7 bin personelin turist taşıma işinde görev yaptığı biliniyor. Antalya Esnaf Odası araç sürücülerinin uykusuz araç kullandığına, 8 saat çalışma kuralına uyulmadığına da dikkat çekmiş. Yalnızca çalışma saatlerinin değil, maaşlarının ve konaklama şartlarının da yakından incelenmesini istiyorlar şoför personelin. Bunların da kazalarda etkili olduğuna inanıyorlar. Otobüslerde artık sembolik bir yedek şoför bulundurulduğunu ve kuralın çiğnendiğini dile getirmişler.

Daha ne söylensin? Antalya Esnaf Odası, kendilerinin en yakından bildiği sorunları işte böyle sıralamış. Felaketlerin önüne geçmek için ilgili kurumlarımızın daha fazla bilgiye ihtiyacı var mı?

YORUM YAZ

** Yorumunuzun sorumluluğu size aittir

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapın.