Sarı nokta hastalığı görme kaybı sebebi

Halk arasında sarı nokta hastalığı olarak bilinen, diğer ismi ile yaşa bağlı makula dejeneresansının, batı toplumlarında görme kaybının önemli nedenlerinden...

Sarı nokta hastalığı görme kaybı sebebi

Halk arasında sarı nokta hastalığı olarak bilinen, diğer ismi ile yaşa bağlı makula dejeneresansının, batı toplumlarında görme kaybının önemli nedenlerinden biri olduğunu söyleyen Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çoşar Batman, hastalığın nedeninin bilinmediğini ancak genetik ve çevresel faktörlerin, hastalığın gelişimi ve ilerlemesinde rolü olabileceğini belirtti.
Yakın okumada güçlük çekiliyor, kırık, çarpık görüyor, renkli görmede bozukluk yaşanıyorsa, baktığınız yeri değil yalnızca etrafını görebiliyorsanız ve görme keskinliğiniz iyice azaldıysa Sarı nokta hastası belirtileri olduğunu bildiren Dr. Batman, hastalığın ortaya çıkışında retina ve pigment epitel tabakasında yaşlanma ve fonksiyonlarında azalmanın önemli rol oynadığını ifade etti. Prof. Dr. Batman, “Retinanın bu fonksiyonlarındaki azalma sonucu, görme fonksiyonu esnasında ortaya çıkan metabolik artıkların uzaklaştırılması işlemi zamanla bozulacağından retina altında gittikçe artan birikintiler meydana gelir. Bu birikintilerin oluşturduğu çatlaklar, retina altında anormal damar yapılı oluşumlar ve kanamalara ve dolayısı ile görme kayıplarına neden olmaktadır” dedi.
Hastalığın yaş ile doğru orantılı olarak arttığına işaret eden Prof. Dr. Çoşar Batman, özellikle güneş ışığının fototoksik etkisi nedeniyle güneş ışınına fazla maruz kalan mesleklerde çalışanlarda ve kadınlarda daha sık görüldüğünü söyledi.
Kişide hipertansiyon bulunması, kan yağlarının yüksek olması ve aile hikayesinin olmasının da önemli faktörler olduğunun altını çizen Prof. Dr. Çoşar Batman, hastaların düzenli göz muayeneleri olmalarının şart olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Çoşar Batman, “Yapılan göz muayenesinde çizgilerin kırık ya da eğri görülmesi, merkezi görmenin bulanıklaşması, görüş alanında koyu renkli veya siyah lekeler belirmesi, bakılan cismin boyutlarının ve renklerinin her iki gözle farklı algılanması hastalığın teşhisinde fikir vermesi yönünden önemlidir. Objektif muayenede retina tabakasının incelenmesi büyük önem taşımaktadır” diye konuştu.
Hastalığın teşhisi için ileri muayene tetkikleri gerektiği, bunlardan en önemlilerinin ise FFA ve OCT olduğunu bildiren Koru Ankara Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çoşar Batman, “FFA tetkikinde damardan radyo opak madde verilerek retina pigment epiteli tabakasındaki erime, seröz elevasyon ya da kanama gözleniyor iken, OCT de makula tabakası kesitler halinde incelenerek, retina alt tabakalarındaki patolojiler tespit edilir\" ifadelerini kullandı.
Hastalığın kuru ve yaş tip olmak üzere kabaca 2 formu bulunuyor. Prof. Dr. Çoşar Batman, \"Kuru tip makula bölgesinde pigment epiteli denilen tabakanın erimesi ile karakterize iken, yaş tip retina altı tabakalarda çatlakların, yeni damar oluşumu, seröz elevasyon denilen sıvı koleksiyonu ve kanamalar ile karakterize olur. Her iki formda da yapılan tedavi seçenekleri mevcuttur\" dedi.

Lutein yönünden zengin besin maddelerinin göz için faydalı
Kuru tip YBMD tedavisi ve hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılması yönünde uygulanan tedavinin mikronutrisyon denilen antioksidan vitamin ve mineral desteği olduğunun altını çizen Prof. Dr. Batman, “Lutein yönünden zengin besin maddelerinin göz sağlığı için faydalı olduğu ve hastalığın ilerlemesini yavaşlattığına dair önemli araştırmalar vardır. Ancak, ıspanak, brokoli gibi yeşil sebzelerde ve bazı meyvelerde bulunan Lutein’i sadece besin maddelerinden almak oldukça zordur. Çünkü yeterli miktarı tüketebilmek için günlük olarak çok fazla miktarlarda yemek gerekmektedir. Bu nedenle Lutein ve antioksidan desteği dışarıdan sağlanabilinir” dedi.
UV-A ve UV-B ışınlarının da ileriki yaşlarda retina bozukluğu yaparak hastalığa neden olabileceğinden güneşli havalarda güneş gözlüklerinin kullanılmasının faydalı olduğunu belirten Koru Ankara Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr.Batman, \"Ayrıca sebze, meyve ve tahıl ürünleri gibi kolesterol oranı düşük gıdalar ile beslenilmeli ve kan yağlarının yükselmesi önlenmelidir. Keza erken ya da geç yaşlarda içilen sigara da sarı nokta hastalığının ilerlemesine neden olmaktadır. Bu alışkanlıktan vazgeçilmesi de hasta sağlığı yönünden yararlı olacaktır” önerilerinde bulundu.
Hastalıkta genetik faktörler rol oynadığından tekrarlama riskinin yüksek oranlarda olduğunu söyleyen Prof. Dr. Batman, “Hastalık progresif bir hastalık olması dolayısı ile tedavi ömür boyu devam edebilmektedir” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Batman sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yaş tip YBMD tedavisinde son yıllarda vitreus içine enjekte edilen ve anti-VEGF olarak isimlendirilen ilaçlar kullanıldı. Bu ilaçlar yeniden damarlanmayı ortadan kaldırarak, seröz elevasyon denilen sıvı sızıntısını ve kanamayı engellemekte olmalarına rağmen görme kaybı riskini tamamen ortadan kaldırmadı. Bu ilaçlar sayesinde hastaların merkezi görmeleri korunurken, bazı hastalarda görme artışı da sağlanabiliniyor. Göz içi enjeksiyon tedavisi steril koşullarda ve göz damla ile uyuşturularak yapılmaktadır. Bir göze belirli aralıklarla birden çok enjeksiyon gerekebilir.”

YASAL UYARI

Marmaristv.com.tr ’ nin yerel haberler bölümünde İHA’nın abonelerine gönderdiği haberler otomatik olarak derlenmektedir. Marmaristv.com.tr editörleri otomatik akış içinde bu haberlere editoryal müdahalede bulunmamıştır. Haber içeriklerinden hukuken ilgili ajans sorumludur.

YORUM YAZ

** Yorumunuzun sorumluluğu size aittir

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapın.

ÇOK OKUNANLAR

MARMARİS AJANDASI

Tümü